Archive for the ‘YEŞİLİ KORUYALIM.’ Category

l000 LERCE EVLAT İSTERMİSİNİZ?

Şubat 2, 2007

 ÖRNEK BİR VATANDAŞTAN MEKTUP VAR..

Ustelik doyurma, giydirme, egitim gideriniz olmadan.

Simdilik vakti geçti sayilir. Sonbaharda mese palamutlarini, at kestanelerini, birçok meyva çekirdeklerini toplayip müsait yerlere ekersiniz olur biter. Yapmaniz gereken elinizde bir torba içinde yüzlerce hatta binleri aşan tohumu, geze geze 1-2 saat içinde toprakla bulusturmaktir. Birkaç adimda bir çekirdegi topraga atip ayaginizla 1-2 cm içeri gömmektir. Bu kadar basit.

Ektiginiz topraklarin koyun keçi gibi hayvanlarin otladigi yerler, birkaç yil sonra insaatlarla dolacak yerler olmamasi lazim.

Yakin zamanda yagis almis çamurlu arazide gezinemezsiniz zaten. Son bahar yagislarindan sonra kuruyan toprak yüzeyi çok yumusak oluyor. Tecrübemle sabit. Bu arazileri sehir içinde bulamazsiniz.

Belki köse bucak birkaç tane ekecek kadar.

Yüzlerce ekim için sehir etrafinda yer arayacaksiniz.

Kasim ayi ortalarinda yerlere dökülen at kestanesi ve palamutlardan bir miktar toplamistim. Birkaç yüz tane tohumla dolu posete baktim baktim o da bana bakti. Nereye ekecektim. Parlak bir fikir geldi. Google Earth’a girip semtimin yakinlarinda toplam 15-18 dönüm kadar çok müsait bir yer buldum.

Dakikada 5 tane eksem 1 saat içinde hepsini ekerim diye hesapladim. Ayrica 5 m2ye 1 tane düsünürsek 1 dönüme 200 tane kafi. O zaman biraz daha toplayayim diye diye Aralik ayi ortasina kadar 3 bin civarinda palamut ve at kestanesi topladim ve ektim parti parti. Tahmin edebileceginiz gibi birkaç hafta sonunda toplam 12 saat kadar vaktimi aldi.

Bu arada ilkbaharda dökülen çinar tohumlarini saksiya ekerek 40 kadarini 10-15 cm boya ulastirdim. 2007 ilkbaharinda tekrar yeserecekleri günlerde herbirini istisnai yerlere ekecegim. Yenilerini de büyütecegim insaallah. Birkaç sene sonra iyice boylandiklarinda ziyaret edilecek hale gelirler ve gider hatirlarini sorarim. Ee bu evlatlar ayagina gelemeyecegine göre sen gideceksin el mahkum. Seve seve.

Seneye çocuklarimi da küçücük yaslarinda evlat sahibi yapmaya niyetliyim. Bu is için özellikle sonbaharda birkaç defa dere-tepe gezintisi yapmam gerekecek o kadar. Birkaç fidandan fazlasina para ve zaman harcayacak halim yok. Ayrica evladim olacaksa ille de insanoglu evladim olsun diye bir saplantim da yok.

Oturdugum Dikmen Ilker’de vadiye inen bir yolun kenarinda en az 70 yasinda 20 m kadar büyük bir mese var. Etrafta bu kadar ihtisamli baska bir agaç yok. Kim büyüttüyse onun yasli evladi sayilir. Bunlardan yüzlercesi binlercesi, Kizilay Kumrular sokaktaki ulu çinarlar gibi, etrafimizda olsaydi ne kadar iyi olurdu hani. Hatta Ankara’yi çevreleyen çiplak tepeler, devlet arazileri Atatürk Orman Çiftligindeki gibi korularla dolu olsaydi iyi

olmaz miydi?

Arkasindan gelsin sincaplar, ceylanlar…. (5 sene önce Ankara’nin 20 km dogusundaki Lalahan’in Idris dagi eteklerinde yetiskin bir erkek geyik

yarali olarak veterinere getirilmisti)

Selamlarimla,

Orhan Irfanoglu

Reklamlar

İKİ KÜÇÜK KESE…

Ocak 14, 2007

  

                                           

İki küçük kese

En güzel yılbaşı armağanı bembeyaz iki kesecikle geldi. Birinde 6 adet ceviz vardı, diğerinde 11 adet badem.


Bir de not iliştirilmişti: “Küllerinden yeniden doğan Ericek köyünde yetiştirilmiştir.”
Bademleri ve cevizleri avucumuza aldık. Sevgi kokuyordu. Umut kokuyordu. Yaşam kokuyordu. Anadolu kokuyordu. Buram buram.
Bir köyün kaderinin sadece 3 yılda nasıl değiştiğini düşününce, tarifsiz sevinç duyduk.
Bursa’ya iki saat uzaklıktaki Ericek köyü erozyonun pençesinde ölüme terkedilmişti. Toprak çölleşmiş, dere kurumuş, halkının çoğu göç edip büyük kentlerin mutsuz kalabalığına karışmıştı.
Üç yıl önce TEMA Vakfı, Ericek’in imdadına koştu. Metro Group’un sponsorluğunda kollar sıvandı. Yamaçlar teraslanıp binlerce meyve fidanı dikildi. Ceviz, badem, çilek, elma, ayva, nar… 5.5 kilometre teras, 2 kilometre tarla yolu ve drenaj kanalları açıldı. Hayvanlara yem sağlamak için yonca, korunga ve fiğ ekildi. Besicilik yapmak isteyenlere 20 adet Holstein cinsi damızlık süt ineği alındı. Köylüler arıcılık, meyvecilik, besicilik konularında eğitildi. El sanatları ve halıcılık kursları düzenlendi.
Ve Ericek üç yılda artık geleceğe umutla bakan insanların yaşadığı bir vaha haline geldi. Bu müthiş başarının ödülünden bizim payımıza da iki küçük kese düştü.

İyi ki TEMA var
Ericek, Mütevelli Heyeti’nde yer almaktan onur duyduğumuz TEMA’nın hayata döndürdüğü köylerden yalnızca biri. Onun “Erozyon Önleme Amaçlı Kırsal Kalkınma Projeleri” ile müşfik kanatları altına aldığı onlarca köy bulunuyor: Akçay (Şırnak), Arslanbeyi (Eskişehir), Azatlı, Elçili, Yazır ve Süloğlu (Edirne), Balören, İshakçılar ve Geredeli (İzmit), Şükriye ve Yağcılar (Bursa), Çamavlu (İzmir), Cankurtaran, Kavurgalı ve Kurşunkaya (Kırıkkale), Türkmenli (Çanakkale), Kermeyen (Tekirdağ), Kotondüzü ve Yayladağı (Erzurum), Kozyaka (Bolu), Sincanlı (Afyonkarahisar), Çiğdemli (Ankara), Dirançayı (Adıyaman), Karaburç (Samsun)…
Hepsi de birkaç yılda ceviz, badem, nar, ayva, vişne, kiraz, erik, armut, iğde, kayısı, fıstık çamı ormanlarına, altın sarısı üzüm dallarının yerlere kadar sarktığı bağlara dönüştüler.
TEMA’nın daha kimisinde 11, kimisinde 140 köyü birden kapsayan projeleri var. 10 milyar meşeyi toprakla buluşturarak, Türkiye’yi yeniden “Meşe Denizi”ne dönüştürme kampanyası var…
Her proje sosyal sorumluluğa önem veren bir kişi, şirket ya da grubun sponsorluğunda yürütülüyor: Gama, Şişli Etfal Hastanesi Vakfı, Hamit Genç, Koç Holding, TOBB, Tikveşli, Ümran Boru, SABAH, Mukaddes Atay, Rahmi Koç, Koruma Tarım, Asım Kocabıyık, Ülker Grubu, Nergiz Holding, 2R Gruppe, Nihat Gökyiğit, Gölcük Donanma Komutanlığı, Bursa LeoLions Kulüpleri, Selahattin Bayazıt…
2007’de bu listenin daha da uzayacağını umuyoruz, ummak istiyoruz.
– Çünkü erozyona karşı bilinçli, kararlı ve uzun soluklu mücadele yürütülmezse, Türkiye’nin yarısından fazlası 2050’ye kadar çöle dönüşmüş olacak.
– Çünkü “Bir çakıl taşı bile vermeyiz” diyoruz ama hergün 192 bin kamyon bereketli Anadolu ve Trakya göl, nehir ve denizlere taşınıyor. Sizin bu yazıyı okumak için ayırdığınız sürede (10 dakikada), 1330 kamyon toprak daha yok oldu.
– Ve çünkü TEMA yeni projelere kaynak üretmekte tıkanmaya başladı.
Gelecek kuşaklara bereketli ve yemyeşil Anadolu bırakmak isteyen herkesin, her kurumun bu kutsal savaşa katılması gerekiyor.
Bunun ne büyük bir mutluluk olduğunu gelecek yılbaşında iki beyaz kesecik aldığınızda anlayacaksınız…

Yeşili koruyalım….

Ocak 5, 2007

@hsuver@

18/12/2006 – Nasıl yeşil……

 

 

İstanbul’da

Kişi Başına Düşen Yeşil Alan

Ne Yazık ki Acaristanbul’daki

Bir Villanın
Tuvaletinden

Bile

Daha

Küçük

 

Toprağına Sahip Çık !         Tema vakfı

alıntı.