İzmir

dscf91191

Türkiye’den sıkıldığım zaman İzmir’e giderim ben.

Simite gevrek deriz biz…

Çekirdeğe çiğdem.

Kordon elektrik aleti değildir.

Kumru da kuş değildir bizim için…

Yengen’i yeriz.

Sen sigorta dersin…

Biz asfalya deriz.

Uzatmayız…

Gidiyom geliyom deriz.

Domates dediğin, domat işte.

Evimiz isterse 800 metrekare olsun, balkonda otururuz. Hıdrellez filan
gibi mazeretler uydurur, sabaha kadar sokaklarda içeriz. Bi oturuşta
60’ar 80’er midye yeriz, istifno severiz, cibez’e bayılırız; gece 3-4
gibi boyoz’a dalmazsak, kan şekerimiz düşer! Boş lafa karnımız toktur
bu arada, tırışkadan teyyare gibi atasözlerimiz vardır…

  • Paraşüt kulesinden atlamayana kız vermezler; kızlarımızı da

tavlayamazsın ha… Canı çekerse, o seni tavlar! Liseye giden kızının
erkek arkadaşının olması kasmaz babaları; kendilerinin de kız arkadaşı
vardı lisede… Bak iddia ediyorum, okey şampiyonası düzenlense,
İzmirli kadınlar alır kupayı… Erkekleriyle kahveye giderler çünkü…
Şaşırdın di mi? Al buna da şaşır, nargile içerler… Askılı giyerler,
şortla gezerler, öküz gibi bakarsan, bi çakar, bi de duvardan
yersin… Gönül Yazar’ız, Sezen Aksu’yuz; bir gül takıp da saçlarına,
çıktı mı deprem sanırdın kantosuna, Karantinalı Despina’yız… Sensin
Varoş! Biz tenekeli mahallede bile el ele gezeriz.

  • Erkeklerimiz de fena değildir hani… Detaya girmeyeyim, Ayhan Işık,

Metin Oktay, Mustafa Denizli mesela, bi fikir verir sana… Ertuğrul
Özkök’ün kırdığı cevizleri okuyoruz; eşi kafasına ütü atmış… Ayıptır
söylemesi, Mahsun Kırmızıgül’le Alişan’ı ayırt edemeyiz biz.

  • Gülümseriz.
  • Enginarın başkentidir; İzmirlidir incir. Kazandibi hemşeri… 78 çeşit

köftemiz olduğu için, McDonald’s’ın bunalıma girdiği tek şehirdir…
Zeytinyağı severiz, dünyanın en boktan durumuna bile düşsek,
zeytinyağı gibi üste çıkmayı daha çok severiz… Sana ne birader,
keyfimizin káhyasıyız, yazlıklara gitmek için 8 şeritli otoyol yaptık;
Güzelbahçe, Seferihisar, Urla, Karaburun, Çeşme, öbür tarafta Dikili,
Foça, çipurayız… Pak Bahadur’u özleriz… Durup dururken faytona
bineriz, bi yere gitmeyiz aslında, öööle turlarız… Hava güzel,
daralırız, okulu ekeriz. Mezun olduktan sonra öğretmeniyle kadeh
tokuşturmayan öğrenciyi zor bulursun İzmir’de.

  • Siz sembol diyorsunuz ama, saat kaç diye Saat Kulesi’ne bakanı

bulamazsın, altında buluşanlar bile zahmet edip kafasını kaldırmaz,
birbirine sorar saati! Rahatızdır… Çocukları Kemeraltı’da
kaybederiz, alışverişe devam ederiz, esnaftan biri bulup getirir,
çıkışta Kemeraltı Karakolu’ndan alırız… Ağlayıp zırlamak bi yana,
çoğu dondurmayı bitirmediği için ayrılmak istemez karakoldan, iyi
mi… Aceleye gelemeyiz! Bir sene önceden duyurmaya başla, de ki, 22
Ağustos saat 20’de tiyatro başlıyor… 20.30’da geliriz… Sanatçılar
da İzmirliyse, tiyatro zaten 21’de filan başlar… Uçak 6 saat rötar
yapsın, istifimizi bozmayız, bizim için ekstra bira içme vesilesidir
bu… Kuyruk olmaz, çünkü kuyruk varsa, İzmirli sıkılır, gider.
Pratiktir… 201 sokağı bulduysan, yanındaki 202’dir. Tek tek isim
vermeye üşeniriz.

  • 35’imiz var.

35 buçuğumuz da var.

34 plaka gördük mü, kapışırız… Arkadan sirenleriyle isterse
Cumhurbaşkanı gelsin, bana mı sordu, tarladan gitsin, makam arabasına
yol vermeyiz.

  • Özetle, arızayız!
  • Erkek çocuklarına en çok “Efe” adı konulan şehirdir orası… Zeybek

duyduğumuzda, içimiz cız eder, kalkar oynarız. Hasan Tahsin orada,
Kubilay orada, Latife Hanım orada, Zübeyde Hanım bize emanet, bize…
Mustafa Kemal de, ağlar kadınlarımız… Sokak sokak, bulvar bulvar,
Milli Mücadele Müzesi’dir… İstanbul’daki gibi Birinci Ahmet Çeşmesi
falan yoktur orada… Ankara’daki gibi Cinnah Caddesi, Arjantin
Caddesi de bulamazsın pek… Recep Tayyip Erdoğan Kavşağı’nı teklif
etmez hiç kimse.

  • Bakın, Tayyip Erdoğan dedim, aklıma geldi…  İzmir’de miting

yapacakmış Başbakan.

  • Kendisine ev sahibi olarak, Ayla Dikmen’in Kordon’da üstü açık

otomobille gezerken söylediği ve Türkiye’nin anca yıllar sonra
keşfettiği parçasını armağan ediyorum: “Ben söylerken gülmedin mi?
Falımızda ayrılık var demedim mi? Anlamazdın, anlamazdın…”

 

 

Netten alıntıdır.

Bir Yanıt to “İzmir”

  1. candandostluk Says:

    GÜZELBAHÇE’ DE……

    Güzelbahçe de mandalina ağaçlarının
    Mis gibi kokan çiçekleri içinde
    Beni ben olduğum için seven
    Güzel yürekler tanıdım

    Denizin turkuaz güzelliği yansımıştı
    Bir denize baktım,birde onlara
    Nasıl da bütünleşmiş ti, güzellikler
    Doyasıya doyasıya seyrettim

    Birazda bencillik yaptım doğrusu
    İçime,ruhuma depoladım,bu güzellikleri
    Gerektiğinde kullanmak için
    Güç versin diye,

    .
    Uzaktan gelen dostlar ile tanıştık
    Rüya gibiydi, dostluğun gücü
    Bu güzellikler bitmesin istedim.
    Her şeyin sonu olduğunu bildiğim halde

    Bahçemde açan çiçekleri fark ettim
    Güzelliğin her yerde olduğunu,
    Bulunduğu yere göre değiştiğini
    Sözlerin gerekmediği anlara şahit oldum

    Sevgiyi görebilmek için gözlere bakmak yeterdi
    Seviyorum demenin gerekmediği
    Anları yaşadım belki de
    Mutluluğu, umudu yaratan bizlerdik.

    Mutluluk ilk defa gördüğüm,
    Mandalina çiçeklerinde
    Bazen de bahçemizdeki çiçeklermiş
    Özenle bakım isteyen
    Zorlu bir yolculukmuş.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: