KANUN NAMINA SATIŞ.

TEPECİKLİ Safinaz Teyze Bakkal Cingöz Rıza’nın çok becerikli olduğunu bilirdi ama, bu kadar da yetenekli olduğunu aklına getirmezdi.Kaç kez uyarmaya kalktı Bakkal Rıza’ yı;

” Oğlum bu kadarı da fazla ” dedi.”Biliyorum sen cin adamsındır,çürük tahtaya basmazsın ama, yine de kantarın topunu kaçırma.”

   Sanki Safinaz Teyze böyle dememiş de ” Ha gayret ! Yap yapabildiğin kadar oğlum

Rıza ” demişti.Bakkal Rıza ne bulursa depoya atıyordu.Margarin mi? Sandıklar dolusu yağ dükkanın bodrumunun yarısını doldurmuştu.Bitkisel Yağ mı?… Teneke teneke taşımıştı.

   Safinaz Teyze :

“Rıza Bey oğlum,ne yapıyorsun sen?   ” diyecek olmuştu da Cingöz Rıza gözlerini devşirerek gülmüş,Safinaz Teyzenin sözünü ağzına tıkamıştı;

” Sen işine bak Safinaz Teyze! köşeyi döneceğiz, köşeyi !… Şimdi köşeyi dönmenin tam zamanıdır.Benim bildiğim,sen de uyanık kadınsındır.Beni dinlersen gel sana da köşeyi döndüreyim.Oğlun Cingöz Rıza ile beraber sende dön köşeyi.”

   ” Eksik olma, uyanıklığına uyanıkızdır da, bu yaştan sonra köşeyi nasıl döneceğiz? Ona pek aklım ermedi.Bir de köşede devirmeyelim arabayı !  ”

 ” Kolayı var.Sen hiç bir şeye karışmayacaksın.Senin evin bodrumununun anahtarını bir haftalığına bana vereceksin.”

  Safinan Teyze bu ! .S özün gerisini çoktan anlamıştı.Cingöz Rıza ‘ya yan yan baktı.;

   ” Rıza Bey oğlum,bu yaştan sonra sen beni karaborsacı,stokçu diye yakalatacaksın” dedi,gülerek sürdürdü sözünü; “Benim içtimai mevkim var, değil mi ya. Kızım, damadım,torunum,torbam var.Sonra rezil olurum ben.”

  ” E aşkolsun Safinaz Teyze ” dedi.Bakkal Rıza.” Bizim mevkiimiz yok mu? Bugüne kadar biz rezil mi olduk. Hür teşebbüs olarak kaç yıldır namusumuzla şunun şurasında, geçinip gidiyoruz.Senin Cingöz Rıza ‘na güvenin yok mu?”

 ” Var, olmasına var ama..”

  ” O halde ne düşünüyorsun? Senin bodrumun kapısı zaten benim dükkanın arka bahçesine açılıyor.Bir terslik çıkarsa senin bodrumu ben kiralamış olurum.Hem hiç bir terslik olmayacağına kalıbımı basarım.Haftaya zam yapıldıktan sonra malları satacağız,olup bitecek.Ben bu işi Mevzuat Suat’ la da konuştum.Tanırsın ne, kuvvetli avukattır Suat.Bütün mevzuatı bilir.Sen bodrumun anahtarını bir haftalığına ver, ondan sonra bir yıl evin bütün yiyeceği oğlun Rıza ‘ dan. Hem de ay yağ bulunmuyuor, ay şeker piyasadan kalktı, eyvah ampul yok diye endişe etmeyeceksin.Her bir şey her zaman emrinde.”

   Safinaz Teyze belindeki kuşağa astığı torbanın içinden anahtar tomarını çıkardı, içinden bir anahtarı ayırıp Cingöz Rıza’  ya uzattı.

   ” Al ! Yağ, mağ önemli değil.Senin güzel hatırın için veriyorum.Ama benim damat sakın duymasın  ! ..”

   Bakkal Cingöz Rıza, kendi deposundan sonra Safinaz Teyzenin bodrumunu da üç günde tıka basa doldurdu. Yağdan şekere, temizlik tozundan, ampule kadar ne bulduysa taşıdı.Millet bir dirhem yağ için kuyruklarda kıvranırken, bir kutu temizlik tozu için birbirini kırarken Cingöz Rıza bunca malı nereden buluyordu? Bunların parasını ödemiyor muydu ?Cingöz Rıza’ nın işine akıl sır erecek gibi değildi.

   Safinaz Teyzenin yüreği hafiften Selanik atmaya başlamıştı. ” Bu işin sonu ne olacak ? ” diye sızlanıyordu. Bakkal Rıza ;

   ” Tamam Safinaz Teyze ! Hiç endişe etme. Şimdi bu işi bitiriyoruz. İşte senin yanında telefon ediyorum  ”  dedi ve telefonu eline alıp numaraları çevirdi. Biraz sonra Safinaz Teyzenin şaşkınlıktan faltaşı gibi açılan gözlerinin önünde konuşmaya başladı;

   ”  Belediye Zabıtası mı ? ..Hı kardeşim… Bakın şimdi size bir ihbarda bulunuyorum. Zam gelecek diye Tepecik’ te bizim mahallede bir bakkal iki depo dolusu mal stok etti. Bakkal Rıza…Tamam size adresi de tarif edeyim.”

   Safinaz Teyze küçük dilini yutarken ve de uçkurunu tutarken Cingöz Rıza kendi dükkanının adresini bir güzel anlattı.

   ” Rıza Bey oğlum, sen çıldırmışsın galiba” dedi Safinaz Teyze.” Kendin pişir kendin ye,kendi uçağını kendin yap usulünü bilirdim ama, kendi ihbarını kendin yap ile ilk kez karşılaşıyorum.Haydi bakalım, basılmadan ben kaçıyorum.”

   ” Sen pencerenin önünde bir sigara yak,olanların seyrine bak.”

   Safinan Teyze gerçekten öyle yaptı, bir sigara yaktı, pencereden seyre baktı.Biraz sonra bir ciple Belediye Zabıtası ekibi geldi. Bakkal Rıza ‘ nın dükkanına girdiler.

   ” Burada stok mal varmış, nerede ? ” dediler.

   Bakkal Cingöz Rıza, deponun ve de Safinaz Teyzenin bodrumunun kapısını açtı.Zabıta şefinin ;

   ” Vay anasını ! ” diye gözleri yuvasından fırladı.Sonra gözlerini yerden toplayarak keyifle sordu ;

  ” Bize ihbarda bulunan siz miydiniz?”

Cingöz Rıza göğsünü ipe un serer gibi gere gere;

 ” Evet benim, dedi, üzerinize afiyet ! ”

Zabıta şefi bir oyun tezgahlamanın hinliği ile Bakkal Rıza ‘nın kulağına eğilerek yavaş sesle sordu ;

” Peki, bunların sahibi kim acaba ?”

Cingöz Rıza ise oyunbozanlığın keyfiyle cırtlak sesini iyice cırtlatarak;

  ” Benim ” dedi ve havaya baktı.

   Zabıta şefi hepten şaşırmıştı;

” Hepsi  de senin mi gerçekten ? ”

Bakkal Cingöz Rıza o görkemli kafasını havadan yere indirdi ;

” Benim ya” Hem de hepsi benim.”

 ” Ve sen ihbar ediyorsun ? …”

 Cingöz Rıza kafasını çalkalayarak iyice cırtlattı;

” Evet ben ihbar ediyorum. ”

  Zabıta şefi burnunu çekti;

  ” Sıcaklar mı dokundu acaba ?. İstersen ben bu ihbarı olmamış olayım.Sen soğuk suyla elini yüzünü yıka, iyice bir düşün.Yine aklın yatıyorsa, o zaman ihbar et.”

   Cingöz Rıza, iyi yürekli —-anlarsınız ya,iyi yürekli—- Zabıta Şefinin sözünü kesti,

   ” Yok kardeşim ! . Ben düşündüm taşındım, ona göre ihbarımı yaptım.Hükümet kurmuyoruz burada, pazarlık yok 1 Sizi de kanun namına göreve davet ediyorum.”

   ” Ne yapacağız yani ?.”

    ” Ne yapacağızı var mı !Bu malları satacaksınız.Zahmet olacak ama, hepsini satacaksınız. Sonra da parasını bana vereceksiniz.Biliyorsunuz mevzuat böyle.”

   “Canım tamam mevzuat öyle.Onu bizde biliyoruz,Mevzuat öyle de bunca malı bize sattırmak da insafa sığar mı?Kendin satsaydın ya bunları, Hemde istediğin fiyata satardın.”

 ” Yok kardeşim, bunca malı ben nasıl satarım.Bir işçinin gündeliği şimdi beşyüz lira.Bu masrafı niye yapayım ben.Kanunun bana tanıdığı hak varken,bunca masrafı niye yapayım değil mi? Kanun ne diyor? Belediye Zabıtası stoklanmış malı piyasa fiyatı üzerinden satar,bedelini mal sahibine verir.Ayrıca 25 lira da para cezası yazar.Artık gülüm, kanun namına siz de bu zahmete katlanıvereceksiniz ! Hadi bir gayret şu malları bitiriverin. ”

   Zabıta Şefi,Bakkal Rıza ‘ ya  ;

 ” Ver öyleyse bana bir peştemal ” dedi. Peştemalı kırk yıllık esnaf gibi önüne bağladı, şapkasını ensesine doğru devirdi ; ” Ben böyle mevzuatın anasını….” deyip başladı avazı çıktığı kadar bağırmaya ;

” Haydi bakalım, kanun namına satış ! …Yetişen alyor bunları.Kanun malı bunlar,kanuuun !…”

 NAİL GÜRELİ—BİLİMSEL LOKUM KİTABINDAN ALINTI…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: