TEKNOLOJİ CANAVARI

TEKNOLOJİ CANAVARI
Teknoloji ilerledi hayatımız kolaylaştı derken,bir çoğumuz geçmişe özlem duyuyoruz. Bazen düşünüyorum.sizinde düşündüğünüz olmuştur.
Özlediğimiz gençliğimiz mi? Yoksa kendi yarattığımız teknoloji denen canavarın yavaş yavaş sinsice bizi ele geçirip kendi egemenliği altına almasından önceki yaşamımız mı?
Önce televizyon girdi yaşamımıza… bir kanal iki kanal derken sayısız kanallar.
Konuşmayı, okumayı, en önemlisi hayal gücümüzü çaldılar elimizden. Yabancı yerli diziler ahlak anlayışımızı aldı götürdü. Hayatımızdan, televizyon vasıtası ile çıkarttığımız, yada çıkartılan değerlerimizin yerine, yeni değerler koyamadığımız için, çöktü beklide toplum bilincimiz. Çocuklarımız, hatta bizler dizi kahramanlarının diliyle konuşmaya başladık.
Okul öncesi çocuklarımız, masum okul şarkıları yerine anlamlarını bile bilmedikleri pop şarkıları söyler oldular.
Derken apansızın bilgisayarlar, cep telefonları çıktı. Tabii bizde maddi,manevi zararlarını düşünmeksizin yediden yetmişe cazibelerine kapılıverdik.
Mektup yazardık eskiden, kartlar seçerdik, özel günlerde telgraflar çekerdik birbirimize ve şimdi korkulu rüyamız olan postacıları beklerdik merakla,heyecanla..
Evet korkulu rüyamız, faturaları getiren postacılarda tarihe karışacak,teknoloji canavarı onları da elimizden alacak.
Her şeyin bir bedeli olduğu gibi teknolojinin de bir bedeli var, manevi değerlerimizi alıp götürdüğü gibi gelen faturalarda maddi değerlerimizi alıp götürüyor.
Pekiyi, mutlu muyuz? Gerçekten mutlu muyuz?
Hayır dediğinizi duyar gibiyim.Evet, bana göre de hayır.
Sabahtan akşama kadar elinde kumanda aleti o kanaldan bu kanala zapping yaparken yada yine ekran karşısında bir elin tuşlarda bir elin fare üzerinde hiç tanımadığın, adından, yaşından hatta cinsiyetinden bile emin olamadığın insanlarla sohbet ederken insan nasıl mutlu olabilir?
Doğum günümde cep telefonumun ekranında beliren gülü koklayamadıktan, beliren pastayı tadamadıktan, bilgisayar ekranındaki arkadaşımın gözlerindeki pırıltıyı göremedikten, ellerindeki elektiriği hissedemedikten sonra mutlu olmam, mutlu olmamız mümkün mü?
Acılar paylaşıldıkça azalıyorsa…mutluluklar paylaşıldıkça çoğalırmış.
Ben gençliğimi değil, teknoloji denen bu canavarın hayatımıza girmeden önceki yaşantımızı özlüyorum.
Pekiyi ya siz?

Yakın plan gazetesi.20.8.2003 / Oya ÖZPOYRAZ

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: